Anneler Günü’nü
yarattı ama pişman oldu
Kaynak: Hurriyet.com.tr - 11 Mart Pazar 2001
Anneler Günü'nde bizler annemizi düşünürken, kutlama kartı yapımcıları,
çiçekçiler ve telefon şirketleri Anna Jarvis'i düşünmelidirler. Yılın
en çok iş yaptıkları günü ona borçludurlar, üstelik Anna Jarvis kendilerini
‘‘Şarlatanlar, soyguncular, korsanlar’’ diye nitelemiş olsa da.
Jarvis için Anneler Günü, kendi annesini anmanın bir yolu olarak başlamıştı.
Batı Virginia'da Grafton'da 1800'lü yılların sonlarında bir Metodist
rahibin karısı olan annesi, bu sınır eyaletinde İç Savaş'tan sonra
yaraları sarmak için bir ‘‘Anneler Dostluk Günü’’ ilan etmişti.
Kendisi hiç evlenmeyen Jarvis, annesi ve kör kız kardeşiyle önce
Grafton'da, sonra Philadelphia'da yaşamış, burada öğretmenlik yapmış,
daha sonra bir sigorta şirketinde kütüphanecilik yapmıştır.
Annesinin 1905'te ölümünden iki yıl sonra Jarvis, Grafton'da kadının
öldüğü gün olan mayısın ikinci pazar günü kendisi için bir anma ayini
düzenlemişti. Kiliseyi annesinin en sevdiği çiçek olan 500 adet karanfille
süslemişti.
KAMPANYA BAŞLATTI
Jarvis bu törenden o kadar etkilendi ki, anneler için resmi bir
tatil günü tahsis edilmesi içni kongre üyelerine, eyalet yöneticilerine,
valilere, iş dünyası liderlerine ve gazete editörlerine bir mektup kampanyası
başlattı. Grafton ve Philadelphia'daki kiliseler, ertesi yıl anneler için özel
bir anma töreni yaptılar ve bunlara katılan herkes analık sembolü olarak
yakalarına birer karanfil iliştirdi.
İLK TANIYAN EYALET
Batı Virginia, 1910'da Anneler Günü'nü tanıyan ilk eyalet oldu. Bir yıl
sonra Jarvis'in mektup yağmuru sonunda hemen hemen bütün eyaletler onu
izlemişti. Yasa koyucular, kadınlara oy hakkı vermeye hazır
olmayabilirlerdi, ama Anneler Günü'nün hiç düşmanı yok denilebilirdi. Başkan
Wilson, 1915'te Mayıs'ın ikinci pazarını milli bayram yapan yasayı
imzaladı. Ancak Jarvis'in işi henüz bitmemişti. Bir Uluslararası
Anneler Günü Derneği kurarak yabancı devlet adamlarına mektuplar yazmaya başladı.
O kadar çok mektup yazıp alıyordu ki, mektupları saklamak için evinin yanındaki
üç katlı binayı satın aldı. Jarvis 1948'de öldüğünde 43 ülkenin
Anneler Günü'nü kutladığı tahmin edilmektedir.
ÇİÇEKÇİLERE KIZDI
Bu arada, bu bayram günü, çok geçmeden kurucusunu öfkeye boğmuştu. Jarvis'in
takması için herkesi özendirdiği karanfiller o kadar istek çekiyordu ki, çiçekçiler
fiyatlarını artırdılar. Kutlama kartı yapımcıları ve şeker şirketleri
de bu yeni bayramdan büyük kár sağlıyorlardı. Jarvis şöyle
diyordu: ‘‘Dünyada sizin için herkesten çok şeyi yapmış olan kadına
mektup yazmak yerine basılı bir kart göndermek tembelliktir. Ve de şeker!
Annenize bir kutu şeker götürüyorsunuz ve sonra da çoğunu kendiniz
yiyorsunuz!’’
TUTUKLADILAR Jarvis,
1923'te New York kent stadyumunda kullanılması planlanan bir Anneler Günü
bayramını önlemek için New York Valisi Al Smith'i mahkemeye vermekle
tehdit etti. 61 yaşındaki kadın, 1925'te Philadelphia'da şehit analarının
toplantısında kadınların Anneler Günü'nde bağış toplamak için beyaz
karanfil satmalarını önlemeye çalışırken tutuklandı. ‘‘Benim
Anneler Günümü ticaretleştiriyorlar’’ iddiasında bulunan Jarvis,
bir çiçekçi derneğinin üyelerinin Anneler Günü'nde sattıkları her
karanfil için kendisine bir komisyon ödenmesini önermesi üzerine ağır bir
hakarete uğramış oldu. ‘‘Benim düşündüğüm bu değildi. Ben kár
değil, bir duygu günü olsun istemiştim’’ diyordu.
KARANFİLE YENİLDİ
Ancak annesini böylesine seven kadının bayramı yaratması ne kadar kolay
olmuşsa, ticari yanını durdurması da o kadar imkánsızdı. Karanfiller
yerine insanların beyaz düğmeler takmalarını önerdi ve kiliselerle
okullara binlerce dolarlık beyaz düğme yolladı. Ancak bunun bir yararı
olmadı. Sonunda kendi bayramının ticaretleştirilmesine karşı kampanyası,
annesinden kalan epey büyük mirasın tükenmesine yol açtı. 70 yaşına
gelen Jarvis ile kız kardeşleri, Philadelphia'daki evlerinde tam bir münzevi
gibi yaşıyorlardı. Pencerelerindeki bir tabelada ‘‘Uyarı- Uzak
Durun’’ yazılıydı ve içeri ancak kapıyı belli bir şifreye göre
çalanlar girebiliyordu.
PİŞMAN OLDU
1943'te artık yoksul ve hasta olan Jarvis, bakımı için bir bağış
komitesi oluşturan arkadaşları tarafından bir yaşlılar evine yerleştirildi.
Bir çiçekçiler derneğinin, 1.580 dolar bağışta bulunduğu kendisine hiç
söylenmemişti. 84 yaşında orada ölmesinden kısa süre önce kendisini her
Anneler Günü'nde dünyanın dört bir yanından gelen kartlarla dolup taşan
odasında ziyaret eden bir muhabir şöyle diyordu: ‘‘Bana Anneler Günü'nü
başlattığına pişman olduğunu söyledi.’’